İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Merkantilizm Nedir? En Önemli temsilcileri Kimlerdir?

Bu yazımızda Merkantilizm hakkında genel bilgilerin yanı sıra en önemli temsilcilerini inceleyeceğiz. Diğer taraftan merkantilizm düşüncesinin temel özellikleri sade anlaşılır bir dille siz okuyucularımıza anlatmaya çalışacağız.

Merkantilizm 1500 ve 1800 yılları arasında yaşanan döneminin ekonomik düşüncesidir. Bu düşünce Rönesans, reform ve coğrafi keşifler sonucu oluşan dünyanın ekonomik hayata yansımasıdır.

Bu düşüncenin en önemi temsilcileri; Jean Bodin, Thomas Miles, Montaigne, Thomas Mun, Antonia Serra ve Jean Baptista Colbert‘tir.

Merkantilizmin Düşüncesinin Temel Özellikleri Nelerdir?

Merkantilizme Göre Zenginliğin Kaynağı Nedir?

Merkantilizm düşüncesine göre zenginliğin ana kaynağı paradır. Nasıl ki insanlar para biriktirdiklerinde zenginleşirler, ülkelerde para, kıymetli maden biriktirmek suretiyle zenginleşirler.

Dolayısıyla zenginleşmek isteyen devletler altın, gümüş gibi kıymetli madenlere sahip olması gerekmektedir.

Dünya Zenginliğinin Sabit Olması

Merkantilistlere göre dünyanın zenginliği sabittir. Bunun sonucu olarak da bir ülke zenginleşirken diğer ülke fakirleşecektir. Bundan dolayı ülkeler daha fazla kıymetli taş biriktirmeye odaklanmalıdır.

Bu politikayı uygulamak isteyen güç ise güçlü, korumacı ve müdahaleci bir devlet olmalıdır. Devletler bu düşüncede dış ticaret fazlası vermeye dayalı politikaları uygulaması uygundur.

İhracat Her Zaman İthalattan Fazla Olmalıdır

İhracatın her zaman ithalattan fazla olması yani ülkelerin dış ticaret fazlası vermesi gerekmektedir. Bu politika ile ülkelere daha fazla kıymetli maden girer ve ülkeler daha fazla zenginleşirler.

İhracatın Teşvik Edilmesi

Ülkeler dış ticarette fazla verebilmek için ihracatını artırması gerekir, ihracat yapabilmesi için ise üretimde fazla vermesi gerekir. Bunun için ise ihracatı teşvik edici politikalar devletlerce desteklenmelidir. Merkantilistler ülkelere mamul mal ihracatına izin verirken, hammaddelerin ihraç edilmesine karşı çıkarlar.

Nedeni ise Hammaddelin satışından ise bu maddeleri işleyip satmaktan daha az karlı hale gelir. Yani hammaddelerin işleyip satması ülkeler açısından daha karlı olur. Ayrıca ihracatı artırmak için ihracata konu olan malların yurt içi tüketiminin de engellenmesi gerektiğinin de ileri sürnüşlerdir.

Üretimin Tüketimden Fazla Olması Gereklidir

Ülkeler ihracat fazlası verebilmesi için üretiminin tüketiminden fazla olması istenir. Eğer ülke içinde tüketim için gereken fazla mal üretilirse, fazla üretilen mallar yurtdışına ihraç edilebilir. Bunun sonucunda da ülkelere kıymetli maden girişi sağlanır ve ülkeler daha da zenginleşir.

İthalatın Yasaklanması Gereklidir

Merkantilist düşünceye sahip düşünürler o kadar sertlerdir ki ülke içinden dışarıya maden çıkışına yol açtığı için ithalata karşı çıkmışlardır. Bundan dolayı dış ticarette korumacı politikalar izlemilerdir.

Sadece hammadde ve nitelikli iş gücü ithalatına izin verilmelidir. Hammaddenin ülke topraklarından çıkıp çıkmaması tamamen tarihsel rastlantıya bağlıdır. İthalat tamamen yasaklanırsa üretilecek mal için hammadde sıkıntısı yaşanabilir. Bundan dolayı hammadde ithalatı yapılmalıdır.

Merkantilizme Göre Devletin Ekonomideki Rolü Ne Olmalı?

Merkantilistlere göre devlet ekonomiye aktif bir biçimde müdahale etmelidir. Devletin güçlü olması durumunda ihracatı teşvik edici, ithalatı yasaklayıcı politikaları uygulayacak gücü olacaktır. Bundan dolayı da Merkantilistler dış ticaret fazlası vermeye dayalı politikaları uygulayacak aktif bir müdahaleci devlet politikası öngörmüşlerdir.

Bu politikalar Almanya’da Kemarilizm, Fransa’da Colbertizm adıyla uygulanmışlardır.

Merkantilistler güçlü bir devletten yana olmuşlardır. Güçlü bir devlete sahip olabilmek için güçlü ordu ve donanmaya sahip olmasını arzulamışlardır. Coğrafi keşiflerin ve buna bağlı olarak ortaya çıkan sömürgecilik faaliyetlerinin revaçta olduğu bir dönemde ortaya çıkan bu düşüncenin doğal sonucu olarak sömürgeleri elde tutmak için güçlü orduya ihtiyaç duymuş olmaları doğaldır.

Merkantilizm Düşüncesinin Çöküşü

Bu düşüncenin başarılı olamamasının ana iki sebebi vardır.

Merkantilist düşüncenin çökmesinin ilk sebebi, dış ticaret fazlasının sürekli aynı ülkede toplanması, o ülkelerde kıymetli maden stokunun artmasına sebep olmuştur. Diğer bir değişle o ülkelerde para stoku artmasına bağlı olarak paranın değerinin düşmesine yani enflasyona sebep olmuştur.

İkinci sebep ise; tek taraflı dış ticaret fazlası vermeye dayalı bir ekonomi politikası sürdürülebilir mi? Tabi ki değildir. Zenginliğin sürekli aynı ülkelerde ve aynı ellerde toplanması, ticari partnerlerin yoksullaşması manasına gelir. Diğer ülkeler yoksullaştıkça sizden ürün alacak parasının ve imkanının olmamasına sebep olur.

Bundan dolayı merkantilist düşünce çökmüştür.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.