İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kapitalist Ekonomilerde Faizin Önemi

Faiz, borç para alanların borç verenlere, borç aldıkları için ödedikleri bedel veya ücrete verilen addır. Hisse senetlerinden, tahvile, banka kredilerinden ve gayrimenkul yatırımlarına kadar kapitalist ekonomilerde az da olsa faiz içerdiği ve faiz oranlarından etkilendiği bilinmektedir.

Bu etkiyi anlamak için faizin ve faiz oranlarının ne şekilde işlediğini bilmek ve anlamak gerekir. Çoğu insan için, faiz tasarruf hesaplarından kazanılan veya sıklıkla kredi kartı şirketlerine ödemek zorunda olunan ekstra para olarak bilinir.

Bazıları için, ipotek kredi ödemeleriyle bağlantılı ve bizden alınan paradır. Kapitalist ekonomiler ve ekonomistler açısından ise faiz oranları insan yaşamı üzerindeki direk etkisidir.

Faiz ilk olarak Merkez Bankası ile başlar. Merkez Bankasının fon oranlarını manipüle etme yetkisi vardır. Bu oran Merkez Bankası’nın başka bankaların alacakları borç para için ödedikleri bedel için belirledikleri faiz oranıdır.

Bu oran aslında sizin araba, ev almak için veya kredi kartınızla yaptığınız alışverişlerde ödenilen faiz oranları üzerinde doğrudan etkisi vardır. Merkez Bankası bu oranı genellikle enflasyonu kontrol etmek amacıyla kullanır. Enflasyonun kontrolden çıkmasını önlemek amacıyla kredi faizlerini yükseltir bu da tüketicilerin harcamaları için elverişli olan para miktarını sınırlamada etkili olur. Faiz oranlarının artması faiz ödemelerine giden paranın artması ve bunun doğal sonucu olarak ise alışverişe ayırdığınız paranın azalması anlamına gelir.

İnsanlar ve iş sektörleri faize daha çok para ödemek zorunda kaldıklarında ellerinde kalan para azalır, yatırımcılar da bundan etkilenebilirler. PPK faiz oranındaki bir değişiklik piyasaları hemen doğrudan etkilemez ancak hem tüketicilerin harcamaları hem de şirketlerin kar zarar haneleri vasıtasıyla dolaylı olarak etkilerler.

Şirketler borç para almak amacıyla daha çok ödeme yapmak zorunda kaldıklarında, kar payı havuzu için ve gelecekteki büyüme için bir kenara ayıracakları para da doğal olarak azalır. Diğer taraftan, karları azalmakta olan şirketler genellikle, kazançlarını kaybetmelerinin yanı sıra hisse senetlerinin de düşmeye başlar. Böylece, hiçbir şey değişmese bile, sadece faiz oranlarının artmasıyla bile faiz oranlarının düşmesini etkileyebilir.

Ancak madalyonun birde diğer yüzü olduğu açıktır. PPK Faiz Oranı aynı zamanda yeni çıkarılan hazine kağıtlarına da daha yüksek faiz oranlarının ödenmesi anlamına gelir. Bu risksiz yatırımlar size sabit bit geliri garantiler ve faizler yükselirse bu tahvillere faiz daha fazla ödenir. Bu aynı zamanda yeni çıkarılan özel sektör tahvillerinin faiz oranlarının yükselmesine de sebep olur.

Düşük Faiz Oranlarının Etkileri Nelerdir?

Merkez Bankası faiz oranlarını düşürdüğünde paranın arzı artar. Düşük faiz oranları pay fiyatlarının da artmasına yani daha cazip olmasına yol açar. Bu durumda genellikle yatırımcıların paya yani hisse senedi piyasasına girmesine yol açar.

Düşük oranlar ekonomik genişlemeye de yardım eder bu da şirketlerin büyümesine ve dolayısıyla şirketlerin daha fazla kar elde etmesine neden olur.

Fed Hakkında Kısa Bir Bilgi

1913 yılında kurulan ABD’nin merkez bankasıdır. Amacı faiz oranlarını oluşturmak, sürdürmek ve Amerika’nın para politikasını idare etmektir. Günümüzde bunlara ek olarak bankaları denetler, düzenler ve devlete ile borç veren çeşitli kurumlara finansal hizmet sağlar.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir