İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Finansal Balon Nedir? Türkiye’de Finansal Balon Var Mı?

Finansal balon, finansal krizlerin en önemli nedenlerinden biri olarak kabul edilebilir. Ekonomi literatüründe bir varlık grubunun fiyatının, bu varlık grubuna sahip olanların çok daha yüksek fiyattan satabileceklerini düşünmeleri nedeniyle, asıl fiyatının çok üstünde olması durumunu ifade eder.

Örneğin; araba veya konut sahipleri aldıkları fiyatın çok üstünde satabileceklerini düşünmesi ve bunları sattıklarında alanlarında üzerine daha fazla fiyat koyarak bu varlıları satmak istemleri sonucunda oluşan duruma Finansal balon denir.

Ünlü ekonomist Kindelberger’a göre Finansal balon,

Fiyatların şiddetle çökmeden önce belli bir müddet boyunca yükselmesi

olarak ifade etmiştir.

Bir diğer düşünür Aliber ise Finansal balonu;

Bir şeyin cuma günkü fiyatının yatırımcılar tarafından tahmini, fiyatındaki pazartesi günü yaşanacak artışa, o da salı ve çarşamba günkü artışlara dayandırıldığında finansal balon oluşur.

diye tanımlamıştır.

Bir varlığın piyasa fiyatı, risksiz faiz oranı ile indirgenmiş nakit akımlarının toplamından büyük olduğunda, nakit akışlarının piyasa ile negatif olmayan korelasyonu varsa ve bu durumların bilinmesine karşın, riskten kaçınan, rasyonel davranan yatırımcılar bu varlığı almaya devam ediyorlarsa bir finansal balonun varlığından söz edilebilir.

Finansal Balonlar konusunda çalışma yapan ilk ekonomistlerden olan John Sturat Mill, 1848 yılında yayınlamış olduğu Ekonomi Politiğinin İlkeleri ( Principles of Political Economy) adlı eserinde balonları dışsal bir şok yani bir sektörün spekülasyona neden olduğunda ortaya çıktığını söylemiştir.

Yani spekülasyona konu olan varlığın fiyatı yükseldikçe, diğerlerinin zenginleştiğini gören yatırımcılar harekete geçip fiyatı yükselen varlığı satın alırlar ve talep arttıkça talebe bağlı olarak söz konusu varlığın fiyat daha çok artar. Ayrıca spekülasyon artıkça varlığın fiyatı artar ancak söz konusu artışın nedeni yoktur diğer bir değişle varlığın fiyatı nedensiz artar.

Söz konusu olay Türkiye’de yaşanan araba ve emlak piyasasında görülmektedir. Yaklaşık 6 ayda emlak ve araç piyasası %60 değer kazndı ancak insanlar hala bu varlıklara olan talebi yükselterek fiyatların daha da çok yükselmesine zemin hazırlıyorlar. Ancak söz konusu yükselişin nedensiz ve temelsiz olması belli bir yerden sonra bu balonun patlaması ile sonuçlanacaktır. Söz konusu olay Borsa’da işlem gören hisse senetlerinde daha kolay anlaşılır. Bir spekülatörün yönlendirmesi ile payın fiyatı yükselir ve payın fiyatının yükseldiğini gören küçük yatırımcılar paya üşüşür ardından payın fiyatı daha da yükselir. Ancak söz konusu yükselişin Şirket tarafında belli bir karşılığı olmadığı için bu yükseliş sunidir ve er yada geç söz konusu fiyat düşmeye mahkumdur.

Balon ne kadar büyükse tahribatı da o kadar büyük olur. Borsa piyasalarında fiyat düşmeye başladığında binlerce küçük yatırımcı mağdur olurken, reel sektördeki balonun patlaması ile bir çok iş yeri zor durumda kalabilir. Ayrıca bu zorluk banka kredilerinin geri ödenmesini ardından da tüm ülke ekonomisini etkisi altına alabilir. 2008 yılında ABD de yaşanan konut krizi küresel bir krize sebebiyet vermesinin altında yatan sebep de budur.

Finansal balonların büyümesindeki en önemli kaynak bankaların kullandırdıkları kredilerdir. Finansal balonların krize sebebiyet vermesi için bu kredilerin ödenmemesi gerekir. Spekülatif varlığı satın alanlar, varlığın fiyatı sürekli yükseldiği için, daha fazla kazanmak hırsıyla yeniden ve bu defa da daha yüksek fiyattan üstelik de kredi çekerek varlığı almaktan kendilerini alıkoyamazlar. Piyasaya hakim olan iyimser hava nedeniyle, bankalar ve finans kuruluşları da kredi verirken fazla seçici davranmazlar.

Finansal Balonların Ortaya Çıkma Koşulları

Balonların patlaması her seferinde aynı şekilde olur;

  • Bir veya birkaç büyük şirket beklenmedik bir biçimde iflas eder,
  • Piyasadaki iyimser hava birdenbire kaybolur ve yerini karamsarlığa bırakır,
  • Borçlarını ödemeyen diğer şirketler batmaya başlarlar,
  • Onlara borç veren bankalar ve finans kurumları da ya batarlar ya da batma eşiğine gelirler,
  • Domino etkisiyle iflaslar artar, borçlar ödenmez,
  • Finans sektörü çökme riskiyle karşı karşıya kalır,
  • Ardından panikle ticari kriz meydana gelir.

Paniğin başlamasıyla birlikte fiyatlar aşırı derecede aşağı yönlü düşer ve normal seviyesinin altına düşer. Ekonomik kriz finans sektöründen reel sektöre sıçrayabilir. Söz konusu balonun patlaması sonucunda ortaya çıkan krizde işsizlik artar ve toplumun daha da yoksullaşmasına sebep olur.

NOT: Ülkemizde emlak veya araç sektöründeki Finansal balon şişmeye devam ediyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.